Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
dağlanış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağlanma işi


dağlanıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağlanıvermek işi


dağlanıvermek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çabucak dağlanmak


Telaffuz : dağlanı'vermek

dağlanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağlanmak işi


dağlanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Dağlama işine konu olmak


dağlar anası
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Dağ anası


dağlara düşmek
Anlamı:

1. büyük bir üzüntü dolayısıyla insanlardan kaçıp ıssız yerlerde yaşamak


dağlara taşlara
Anlamı:

1. kötü bir durumdan söz edilirken `hepimizden ırak olsun` anlamında kullanılan bir söz


dağların misafir aldığı mevsim
Anlamı:

1. şaka yollu , şaka yollu , şaka yollu , şaka yollu , yaz mevsimi


dağların şenliği (veya gelin anası)
Anlamı:

1. şaka yollu , şaka yollu , şaka yollu , şaka yollu , kaba, anlayışsız kimse

Örnek:

1. Hay kör olası, dağların şenliği, bak şimdi de hanımın saksısını devirdi.

1. Hay kör olası, dağların şenliği, bak şimdi de hanımın saksısını devirdi.


dağlatış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağlatma işi


dağlatma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağlatmak işi


dağlatmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Dağlama işini yaptırmak


dağlayabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağlayabilmek işi


dağlayabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Dağlama ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Dağlamaya gücü yetmek


dağlayış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağlama işi


dağlayıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağlayıvermek işi


dağlayıvermek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çabucak dağlamak


Telaffuz : dağlayı'vermek

dağlı

İlgili Kelimeler:

karadağlı

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Dağlık bölge halkından olan

2. Dağa ait

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kaba saba, görgüsüz

Örnek:

1. Batıl itikatlara inanmış, dağlı, cahil bir kızcağızdı.

1. Batıl itikatlara inanmış, dağlı, cahil bir kızcağızdı.


dağlı

İlgili Kelimeler:

yüreği dağlı

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Dağlanmış olan


dağlıç
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Kıvırcık koç ile Karaman koyununun birleşmesinden doğan melez koyun


dağlık
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Birçok dağın bulunduğu, dağlarla kaplı (bölge)

Örnek:

1. Memleketimiz geniş kıyıları, göllük, dağlık bölgeleri ile çekici bir turist memleketi olabilir.

1. Memleketimiz geniş kıyıları, göllük, dağlık bölgeleri ile çekici bir turist memleketi olabilir.


dağlılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağlı olma durumu


dah
Anlamı:

1. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , Deh


dah etmek
Anlamı:

1. sürmek, yürütmek

Örnek:

1. Hayvanına dah edip yola koyuldu.

1. Hayvanına dah edip yola koyuldu.